Popüler Yazılar

Sanatı sevmek

yaratılış, mizaç, kişilik, üflenen ruh ne dersek diyelim çok küçük yaşlardan başlayarak hepimizde var. Bu yüzden farklıyız. Bir çok konuda genellemeler yapılsa da, ırksal cinsiyetçi genellemeler yapılsa da genellemelere uygun değil yapımız. Bu nedenle herkese farklı şeyler iyi gelir. Bazıları derdi olduğunda bıdı bıdı konuşup birilerinden destek alabilir iken bazıları içine kapanır ama depresyona girer yine de onu yaşar, bazıları ise çoook derinlere gömer. küntleşir, tepki vermez, bir şey yokmuş gibi devam etmeye devam eder.. sözde..
Bu yüzden sanatı çok seviyorum. Sanatı sevmek için çok neden var zaten. Her türlü sanat dalı insan "çekilebilir" kılıyor. Verdiğimiz bu kadar zararın arasında doğaya olan saygısızlığımıza rağmen ürettiklerimizle "acaba" dedirttiyor. Acaba insanlık göründüğü kadar kötü değil mi? dedirttiyor. Buna aracı olan da sanatçılar. Bu iyilik algısını tekelinde tutanlar değiller, aracılar. Çünkü her sanat ürününde fersahlarca uzak onlarca binlerce insan kendinden bir paça bulur. Evet der, hissettiğim/düşündüğüm tam olarak da bu der. Sadece diğeri gibi ifade edemez. Bu nedenle sanat göründüğünde de önemlidir. Bazıları için daha da önemlidir. Yaşamak zor değil mi arkadaşlar? Zorlanmayan var mı? Varsa sırrı nedir? Bazılarımız doğuştan yeteneklidir bazılarımız yolculuk sırasında evrilir de bu başarıya ulaşır ama bazılarımız hayatın yükünü paylaşmayı hiçbir zaman tam olarak öğrenemeyiz. Bu yükü bazen tek de taşımak istemeyiz, artık üzülmemek isteriz. Artık ağlamamak isteriz. Bu nedenle gömeriz. Üstünü örteriz, görmezden geliriz. Biliriz ki bir gün bir yerden belki de çok ağır şekilde çıkacaktır ama insanızdır ve elimizden bu kadar gelir. Bu anlarımızda bile, en karanlık ruh durumlarımızda sanat ve yancıları bizi yalnız bırakmaz. Bir film izleriz, bir kitap okuruz, bir resime bakarız ve ağlarız. Ne için ağladığımızı bilmeden ve aslında bilerek... Sanat biraz olsun yükümüzü hafifletir, yolumuza kaldığımız yerden devam edemesek de bataklığa gömülmemize engel olur. Sanat güzeldir be smile




Verimsizlik

Insan varlığından habersiz olduğu bir şeyin hayat boyu özlemini çekip istediğinden bile haberi olmadığı bir şeye hasret duymaya başlayabilir mi? Bu özlemler hasretler midir boşluk duygusunu tetikleyen yoksa boşluğun varlığı mıdır bunları tetikleyen? İçinde bulunduğumuz yalnızlık seçimimizdir öyleyse ben yalnızlığı seçiyorum. Bu haldeyken beni dinleyecek insanlar varken susmayı tercih ediyorum veya beraberken susabileceğim insanlara elimi uzatmıyorum. Öyleyse bunu ben seçtim. Babasız büyümeyi seçmedim ama bana yaptıklarını kabullenmeyi seçtim.


Ben'den Sen'e geçmek

Benden Sen’e geçmek

İnsanoğlu’na birey bazında baktığımızda tüm işlevleri bir şekilde “ben”i korumaya yöneliktir. Aile, arkadaşlar veya yakın çevre hep ikinci planda devreye girer. Kendini sağlama aldıktan sonra diğerleri gelir. Bu kuralın tek istisnası anadır, annedir. Bu nedenle bana kalırsa çocuk sahibi olmayan bir kadının gebeliği fiziksel koşullar açısından rahat, duygu-durum açısından heyecanlı, çevresel ailesel ve kültürel olarak el üstünde tutulduğu bir süreç olsa da bilinçaltında sancılı bir süreçtir.  Kendisi farkında olmasa da bile bilinçaltında bir yerde fiziksel doğum gerçekleşmeden ruhsal bir doğum süreci geçirmektedir. Ben’in içinden sen’i daha hiç görmeden tanımadan bilmeden çıkarmaya çalışmaktadır. O güne kadar herkes gibi ilk önce kendini korumaya programlı olan benliği can çekişmektedir. Bir canlı gelecek ve sen tüm insanlıktan farklı duruma geleceksin, sen hep ikinci sırada olacaksın kendin için. Dışarıdan bakarken ilk önce kendi maskeni takıyormuş gibi görünsen de durum gerçekte öyle olmayacak. Belki bu yüzden yapmaması gerekenleri yapmamak daha bir zor geliyordur o dönemde. Eskiye programlı benlik kendini korumaya çalışmaya devam ederken yeni oluşan benlik artık benim için iyi olanları yapacaksın diye kişiyi kendine doğru çekmektedir.

Bazen şaşırırım toplumda çok büyük bir kesimin üzerinde çok da derin düşünmeden anne olma isteğine? Bu kadar doğal görünen olgu insan doğasını tamamen mutasyona uğratan bir süreç aslında… Mutasyon ne zaman tamamlanır? Doğumda mı, gebelik sonlarında mı? Kimbilir… Bilemediklerimizin arasında ekleniversin bu da…